Ana içeriğe atla

HAYVAN SAHİBİ OLACAKLARA BİR KAÇ TÜYO

Kedi evimiz bu zamana kadar bir çok kedi için yuva buldu. Fakat bu sahiplenme süreçleri, pek çok kedi açısından son derece zor geçti. Bir vakadan bahsetmek istiyorum.
Bir kedi sahiplendirildikten sonra parazite yakalandı. Sonra evin annesi kediyi istemediği için geri iade edildi. Parazite yakalandığını ikinci sahiplendirilişinde öğrendik. Uzun uğraşlar verdikse de, kalın bağırsak tamamen tahrip olmuştu. Maalesef kediyi kaybettik.
Kedi sahiplendirilirken ilk yapılan hata; sütten kesilir kesilmez yavruların anneden ayrılması oluyor. Ancak yavrunun bağışıklık sistemi daha tam gelişmemiş olacak. Böyle bir durumda yukarıdaki tabloyla karşı karşıya kalacağız. Yavru anne sütünü ne kadar iyi alırsa, o kadar güçlü olacaktır.
Ağaşıdaki fotoğrafa bakmanızı istiyorum. Bu iki yavru baba bir kardeşler. İki yavrunun doğum tarihleri arasında 18 gün var. Bu yavrulardan beyaz olan, 3 aylık olana kadar anneden ayrılmadı ve anne sütünü çok iyi aldı. Siyah olan ise 2’nci ayda dişi kedinin evinden ayrılarak kedi evimize, yani baba evine getirildi. Bağışıklık sistemi zayıf olduğu için 3 aylık olana kadar hastalıkla mücadele etti.
Şuan ikisi de iyi. Kedi 2 aydan önce sahiplendirildiğinde daha ortamı tanımadan evden ayrılmış olacak. Böyle bir durumda yavrunun sosyal kimliği, benliği tam oluşmadığından asosyal bir kedi sahipleneceksiniz. Kedi kardeşleri ile sosyal gelişimini tamamladığında, erişkinliğe geldiğinde karakteri oturmuş bir birey oluyor. Hem de cinsel kimliği hiç sorunsuz oluşuyor. Böylece eş olma ya da arkadaş olma sorunu oluşmuyor. Kedi evimizde kendi dişi kedilerimizden Boncuk’da bu sorunla karşı karşıyayız. İnsana geliyor fakat başka kedilerle uyum sağlayamıyor.
Siz ilk kez sahipleniyorsanız İlk kez sahipleneceğiniz kedi için en az 2 gün önceden evinizi kediye göre ayarlamanızı öneririz. Mama, mama kabı, kum, kum kabı, su kabı, oyuncakları ve odası hazır olmalıdır. Odası önemli, bu yüzden kalın yazdık. Kedilerin de çocuktan farklı olmadığını aklınızdan çıkartmayın. Kedilerin kendisi için ayrılan odası olmalıdır. Pedagolojik nedenlerini tahmin edersiniz.
Siz evde yokken yaramazlıkları nedeni ile kırılıp dökülecek eşyaların önüne geçmek için kendi odasında kalmalı, siz gelene kadar odasındaki oyuncaklarla vakit harcamalıdır. Kedilerin günde 16 saate kadar uyuyan miskin şeyler olduğunu hayal edin. Onların uyku saatleri, sizin işte olduğunuz saatler olmamalıdır. Siz işteyken uyuyan kedi, gece saatlerinde uyanıp, sizi de uyandıracaktır. Uyku düzenini ve mama saatlerini sizin evde olduğunuz saatlere göre ayarlayın ve bedava mama vermeyin.
Bedava mama vermeyin. Mama vermeden önce, her zaman oyun oynayın. Böylece kedi komut almayı öğrenecek, kediyle aranızdaki ilişki bağı kuvvetleneecektir. Kedinin özbakımları için mutlaka yardım alın. Yani bir partneriniz mutlaka olsun. Kediniz için veteriner önerisine göre mama verin. Kedi sahiplendirenler mutlaka bir veterinerle anlaşsın ve sahiplendirdikleri kedi için yeni kedi sahibine önersin. Çünkü yeni sahipler mutlaka sağlık sorunu yaşayacaktır. Veterinerleri tanımayan yeni sahipler, kedisinin sağlık problemlerine çözüm bulması zorlaşacaktır.
Çiğ et, mantar, baharat... ne vermemeniz gerektiğine internetten mutlaka bakın. Kediler eve ilk geldiğinde mutlaka stres yaşayacaktır. Normal karşılayın. Kedi ile en az 3. gün çok yakından ilgilenmeyin. Bırakın kedi evi tanısın. 4. gün siz çağırınca tepki vermiyorsa zorlamayın. Biraz daha bekleyin. Kıhlıyorsa ilgilenmeyin ya da ensesinden kavrayıp kucağınıza alın, sevin. Bunu yaparken yüzünüze dikkat edin. En zararsız kedi bile bazen anlaşılmayan bir sebeple istemediğiniz şeyleri yapabilir.
İşte anahtar kural: Dikkat edin ve normal karşılayın. Sakın siz kediyi eve aldığınızda ‘kedi kıhlıyor’ diye vahşi olduğunu sanmayın! Vahşi olduğunu düşündüğünüz kediyi de aldığınız yere geri götürün, sokağa salmayın! Belki; kedi ile ruh ikizi değilsinizdir. Yanlış bir tercih yapmışsınızdır. Yıldızlarınızın paylaşmaması, onların sokağa atılması için geçerli gerekçe olmamalı! Kediyi sahiplendirenler bu konuda agresif davranmamalı! Agresif tutumlar ilişkileri zedeler! Kedi evimize vahşi diye gelen kediler, dünyanın en tatlı kedileri oldular.
Eğer daha önce hiç kediniz olmadıysa Yavru kedi yerine erişkin kedi sahiplenmeyi de denemelisiniz. İlk kez kedi sahibi olacağınız için kesinlikle kedilerin dilini bilmiyor olacaksınız. Yavru kedi sahiplendiğinizde, yavru kedi de sizin dilinizi bilmiyor olacak. Eğer erişkin kedi sahiplenirseniz dil problemini %50 oranda cözeceksiniz. Çünkü erişkin kedilerin karakterleri oturmuş oluyor. Kedi konutlara ne tepki vereceğini bilerek evinize gelecektir. Siz sadece kediye adıyla seslenip ona ne yapmank istediğinizi söyleyin. Mesela mama vermek istediğinizi söyleyin. O anlayacaktır. Ona ne yapmak istediğinizi söyleyin; çünkü ondan alabileceğiniz hiç bir şey yoktur.

Calymath’s Cattery
Calymath


ON-1764,
KAYSERİ, 2017
(Haber değeri yoktur)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kedi Sahiplendirme Sözleşmemiz

Kendi kullandığımız sözleşme örneğini ekte verdik. İşinize yarayacağınızı düşünüyoruz.

Kedi Sahiplenme Sözleşmesi.doc

Kedi Sahiplenme Başvuru Formu.doc

Calymath’s Cattery
Calymath


ON-1764,
KAYSERİ, 2017
(Haber değeri yoktur)

Sahipsiz kedileri sahiplendirme sözleşmesi

5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu'na uygun olarak 3 sayfa düzenlenmiş sözleşmeyi bu linkten indirebilirsiniz.
Hayvanları sahiplendirirken kimlik fotokopisi ile ikâmetgâh ilmuhabiri ya da fatura örneği istenmelidir.
Sözleşmenin 1. sayfasında yükümlülükler  ve  şartlar yer alır. 2. sayfasında bilgilendirme metni vardır. 3. sayfa bizim yerli ırk kediler için düzenlediğimiz ek başvurudur. Bu başvuru ekini doldurmak gerekli değil. Ama bu başvuru formu da doldurulursa iyidir.
İndirmek için tıklayın: https://drive.google.com/open?id=1rOlhOgOQzkJaoOlwoqwJPqNzmeR9Uhei
Calymath

Hayvanseverizm akımı ve Zoopolitika

Hayvanseverist yaklaşım

Bu korkunç dünyada masum canlar eziyet ve işkence görüyorlar. Böyle çirkin dünyayı görmemeliler. Bu masum canların eziyet ve işkence görmemelerinin tek yolu onların kısırlaştırılmasıdır.

Hatırlar mısınız? Eskişehir belediyesi geçen sene sayısız güvercine zehirli yem vererek onları katletmişti. O canları hunharca ölmesi bizim gibi hayvan severleri nasılda derinden üzüntüye boğmuştu? Onların yaşamaya hakları yok muydu? Tabiî ki vardı. Peki ya, Kayseri’de öldürülen 1000 tane köpüşün telef edilmesi biz hayvan severleri üzmedi mi? Onlar neden öldürüldü? Bu canların yaşamaya hakları yok muydu? Vardı, değil mi? Ama eziyet görüyorlar işte.

Bazen öyle vahşi insanlar görüyorsunuz ki; oturup üzülmekten başka çareniz kalmıyor. Köpüşleri dövenler, kedicikleri tekmeleyenler, yavrucaklara minnoşlara işkence yapanlar. Hatta biz bir kediye tecavüz edilmek üzereyken kediyi kurtardık. Ne yaparsınız? İçiniz parçalanmıyor mu?

Bu canların eziyet çekmesinin tek sebebi, onların sokağa…